English German Türkçe

Yaş ve İsim Tahsisi - Yetkili Mahkeme

Yaş ve İsim Tahsisi - Yetkili Mahkeme

22 May 2022 Araştırmalar 70

T.C.
YARGITAY
18. HUKUK DAİRESİ E. 2005/1678
K. 2005/2939
T. 29.3.2005

  • AD SOYADI VE YAŞ DÜZELTME DAVALARI (İlgilinin Oturduğu Yer Asliye

    Hukuk Mahkemesinin Yetkili Olduğu – Kanunla belirlenmiş Özel Yetki Kuralı

    Olduğundan Re’sen Nazara Alınacağı)

  • ÖZEL YETKİ (Ad Soyad Ve Yaş Düzeltilmesine İlişkin Davalarda İlgilinin

    Oturduğu Yer Asliye Hukuk Mahkemesinin Yetkili Olduğu – Re’sen Nazara

    Alınacağı)

  • İKAMETGAH (Ad Soyad Ve Yaş Düzeltilmesine İlişkin Davalarda İlgilinin

    Oturduğu Yer Asliye Hukuk Mahkemesinin Yetkili Olduğu – Re’sen Nazara

    Alınacağı 1587/m. 46 1086/m. 27

    ÖZET: Nüfus Kanuna göre, as ve soyadının düzeltilmesine ilişkin davalarda ilgilinin oturduğu yer asliye hukuk mahkemesi yetkilidir. Söz konusu yetki kuralı, kanunla belirlenmiş özel yetki kuralı olduğundan re’sen nazara alınır. Somut olayda, davacının avukatına vekaletnamedeki adrese göre dava açılan mahkeme yetkili değildir. Yetki yönünden davanın reddi gerekirken esasa girilmesi hatalıdır.

    DAVA: Dava dilekçesinde davacının soyadının nüfus kütüğüne tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

    Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

    KARAR: 1587 sayılı Nüfus Kanunu’nun 46. maddesinin 1. fıkrasına göre, ad ve soyadı davaları ilgilinin oturduğu yer asliye hukuk mahkemesinde görülür. Bu, kanunla belirlenmiş özel yetki hükmü olduğu cihetle resen dikkate alınır.

    Davacı, avukata verdiği Mudanya Noterliği’nce düzenlenen 01.09.2004 gün ve 8257 yevmiye numaralı vekaletnamede ikametgah adresini Osmangazi- Bursa olarak belirtmiş olduğuna göre Mudanya Asliye Hukuk Mahkemesi yetkili değildir.

    Bu durumda davaya Bursa Asliye Hukuk Mahkemesi’nde bakılacağından davanın yetki yönünden reddine karar verilmesi gerekirken işin esasına girilerek hüküm tesisi doğru görülmemiştir.

    SONUÇ: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile şimdilik diğer yönleri incelenmeksizin hükmün HUMK’nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 29.03.2005 gününde oybirliğiyle karar verildi.